
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
23 Nisan 2017
23 Nisan 1920; Türk milletinin iradesini temsil eden Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve halkın egemenliğini dünyaya ilan ettiği tarihtir. İşgal altındaki bir payitahttan, milli egemenliğe uzanan bu yol, tarihte eşine az rastlanır bir hürriyet mücadelesidir.
Çocuklara armağan edilen ilk ve tek bayram
Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan 1924'te, 23 Nisan gününün ‘’23 Nisan Millî Bayramı’’ olarak kutlanmasını kararlaştırır. Bu tarihten beş yıl sonra 23 Nisan 1929’da Mustafa Kemal Atatürk bu bayramı çocuklara armağan eder. 1929 yılında 23 Nisan, ilk defa ‘’23 Nisan Çocuk Bayramı’’ olarak kutlanmaya başlanır.
23 Nisan’da çocukların resmî makamlara kabul geleneği de Mustafa Kemal Atatürk’ün 1933 yılında bu bayramda çocukları makamına kabul etmesiyle başlar. 1980 döneminde ise Millî Güvenlik Konseyi, bu bayrama "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" adını verir. O günden beridir de 23 Nisan bu adla kutlanır.
UNESCO’nun 1979 yılını '’Dünya Çocuk Yılı'’ ilan etmesiyle beraber, 23 Nisan artık uluslararası bir nitelik kazanır. Türkiye, bu bayramı tüm dünya çocuklarıyla paylaşan ilk ülke olur.
Bugün, Türk milletinin iradesini temsil eden TBMM’nin açılışının yıl dönümüdür.
TBMM: Cumhuriyet’in kalbi
Birinci Dünya Savaşı sonunda Anadolu; Yunanlar, İtalyanlar, İngilizler ve Fransızlar tarafından işgal edildiğinde, bu işgale karşı yapılan Kurtuluş Savaşı 23 Nisan 1920 tarihinde açılan Büyük Millet Meclisi tarafından yürütülür. Kurtuluş Savaşı bir şahsın değil, bu Meclis'in yönettiği bir "Halk Savaşı"dır. Kurtuluş Savaşı sonrasında yapılan devrimler de yine bu Meclis çatısı altında yapılır. 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet, yine bu Meclis çatısı altında ilan edilir. Türkiye Cumhuriyeti’ni dünyaya kabul ettiren 23 Ağustos 1923 tarihli Lozan Antlaşması ve 31 Temmuz 1936 tarihli Montrö Boğazlar Sözleşmesi yine bu Meclis tarafından onaylanır. Cumhuriyet'in demokrasi ile taçlanması yine bu Meclis çatısı altında olur.
Türk milletinin iradesini temsil eden TBMM, Türkiye Cumhuriyeti’nin varlık sebebidir, temelidir, ana direğidir, bel kemiğidir, çatısıdır. Çünkü egemenlik, sadece bir yönetim biçimi değil; aynı zamanda bir milletin kendi hukukunu yapma, kendi bütçesini belirleme ve kendi geleceği hakkında tek karar verici olma yetkisidir.
En büyük tehdit: TBMM'nin işlevsizleşmesi
Bugün için Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı en büyük tehlike, tehdit ve bekâ sorunu; Kurtuluş Savaşı’nı ve Cumhuriyet devrimlerini yürüten, Cumhuriyeti demokrasi ile taçlandıran, Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli, belkemiği, ana direği ve çatısı olan TBMM’nin ve parlamenter demokrasinin; işlevini, önemini ve ağırlığını yitirerek aşındırılması, erozyona uğratılması ve rafa kaldırılmasıdır.
İşte Türkiye Cumhuriyeti’nin ve TBMM'nin önündeki en büyük tehdit, tehlike ve bekâ sorunu budur. Böyle bir tehlikenin varlığını ve sonuçlarını daha önce sitemde II. Dünya Savaşı öncesindeki İtalya ve Almanya örneğini vererek anlatmıştım.
Minnet ve saygıyla...
23 Nisan 1920’de TBMM’yi açan ve bu Meclis'in çatısı altında Kurtuluş Savaşı’nı yürüten ve Cumhuriyet devrimlerini gerçekleştiren başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm vekilleri ve emeği geçenleri rahmet, minnet ve hürmetle anıyorum.
1920’de o muazzam adımı atanları alkışlamak ve o günü artan bir coşku ile bayram olarak kutlamak boynumuzun borcudur.
Bu bayramın adı da ''23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı''dır.
Bu bayramın anlamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin varlık sebebi, temeli, ana direği, bel kemiği ve çatısı olan TBMM’nin üstünde hiçbir güç ve kuvvetin bulunmadığıdır.
Unutmamalıyız ki; çocuklarımız sadece birer "çiçek" veya bayram figürü değil; aynı zamanda bu meclisin, demokrasinin ve parlamenter sistemin gelecekteki yegâne koruyucularıdır. Onlara bırakacağımız en büyük miras, özgür bir irade ve tam bağımsız bir TBMM'dir.
Yaşasın 23 Nisan! Yaşasın millî egemenlik!
Bu anlamlı bayram kutlu olsun!
Osman AYDOĞAN
‘’Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz; kızlar, çocuklar!’’
Mustafa Kemal Atatürk, 19 Ekim 1922 tarihinde, Bursa’da kendisini karşılayan çocuklara böyle seslenir.