İncili Çavuş
04 Nisan 2019
Ben aslında pek TV seyretmezdim… Son günlerde gerek haber programlarının gerekse de açık oturumlarının müptelası oldum…Aslında heç de iyi yapmadım… TV seyrettikçe ve oradaki haberleri dinleyip, açık oturumları da izleyip ülkenin manzarayı umumiyesini gördükçe benim de aklıma hep muzır fıkralar geliyor.
İşte bunlardan birisi daha:
İncili Çavuş, Şah İsmail’in sarayına elçi olarak gönderilmiş. İncili Çavuş Acem sarayına varınca önce bir sofraya buyur edilmiş. Ancak fazla baharatla yapılmış yemekler İncili Çavuş’un midesini bozmuş.
İncili Çavuş, Şah’ın huzuruna çıktığında ise elinde olmadan, -affedersiniz- biraz seslice gaz çıkarmış. Bunun üzerine İncili Çavuş da hiç istifini bozmadan arkasına dönmüş ve demiş ki:
“Eğer’’ demiş, ‘’Şah-ı Alişan’a elçiliğe sen gelmiş isen biz sükût edelim, sen Şah’ım ile dilleş. Eğer biz gelmiş isek, sen biraz sükût eyle, biz konuşalım!”
Biraz ağır oldu ama benden bu kadar… Artık siz bu fıkrayı nereye çekerseniz? Kıssadan hisse gerek, değil mi!
Osman AYDOĞAN